İki Ucu Da Kahverengi

Ortak bir kültüre sahip insanların gördükleri rüyaları bir araya getirebilseydik, o ülkede yapılamayanlarla yapılmak istenenleri, yani geçmiş pişmanlıklarla gelecek kaygılarının en azından yakın gelecekte nasıl bir ortam oluşturabileceğini tahmin edebilirdik. Bu durumda, ya hayal gücünün kendi ulaşamadığı için başkalarına da yar etmeyen egosunun geçeği tahrif gücü karşısında, yanlış sonuçlara varır …

Yazının Tamamı »

Sahte Tarihselcilik Yani Kâbus

İndiği zaman ve şartları ihmal ederek, sadece evrensel (tümel) ilkeler yığını halinde gelseydi; “Bir defada indirilmeli değil miydi” diyen müptezellerin inkârcı kurnazlığıyla, bir süre sonra hayattan kopuk, anlaşılmaz ve kompradorları elinde her türden sübjektif yorumlara gebe bir seranomi metni olurdu Kur’an. Oldu da. Aksine evrensel mesajı es geçerek, yalnız tarihsel …

Yazının Tamamı »

Ahmet Kaya Büyücü müydü?

Bir şeyi olduğundan farklı göstermek diye bilinir büyü; bazen olmayanı bazen de olup da farkına varılmayanı… Bilmediğimiz, görmediğimiz ama derinden hissettiğimiz gayba taş atmanın ve gelen sese göre zırvalamanın hikâyesidir bu. Zamanı, dünyayı, cinselliği, madde ve manayı yorumlayan ve neredeyse söylenmedik hiçbir söz bırakmayan esrarengiz bir gayretin panaroması gibi: Hani, …

Yazının Tamamı »

Bonzai

Dil canlı bir organizma sanki düşünceyi nasıl da belirliyor. Düşünce, belli bir kıvama gelip, zihniyeti dönüştürmeye başladığında, yani var olanı ve değerleri yeniden inşa edip tanımladığında ise ancak yeni sistemler ve düzenler kurulabiliyor. Antik Yunan’dan Hint’e, Çin’den Mekke’ye varıncaya kadar, kadim medeniyetlerin oluşumuna bir bakın, arka planda ciddi fikri birikimlerin …

Yazının Tamamı »

İsa öldü… Marks’da… Ben De Kendimi İyi Hissetmiyorum

Üç yıl yattım. ….. 1981’de girdim, 1984’te tahliye oldum. Diyarbakır Cezaevi’ne girdiğimde 20 yaşındaydım. ….. Biz sülale olarak seyyitiz ve ben zengin bir ailenin oğluyum. O dönemde eğlence içinde yaşıyordum. Hiçbir siyasi faaliyetim yoktu. Zaten ben yakalanmadan önce de siyasi değildim, yakalandıktan sonra da olmadım. Ama tabii Cizreliyim ve 12 …

Yazının Tamamı »

İhtimaldir Padişahım Belki Dünya Tutuşa

Cahiliyyeden kurtulmuş, kabile ve soy asabiyetini aşmış olsaydı Afganistan, müslümanların deneyim kazandığı, her yerden bir sürü inanmış insanın pek çok tecrübe kazanarak, tanışarak, yardımlaşarak ve savaşarak piştiği-yetiştiği iyi bir arenaydı. Orayı müslümanların buluştukları ya da kendi ülkelerinden kaçtıklarında sığındıkları bir saha olmaktan çıkarmak lazımdı. Öyle de oldu. Önce saldırılan sonra …

Yazının Tamamı »

Annemi Kim Öldürdü?

1921 doğumlu. Annem. İlkokul mezunu bile değil. Çevre şartlarından dolayı biyolojik ömrünü tamamlayamadı. Biri Erzincan depreminde yaşadıklarından, diğeri kocasının kendisini sık sık yalnız bırakmasından olmalı, devamlı bir korku mirası vardır. Bir Belçikalı kadar özgür bir Hollandalı kadar sağlıklı ve bir Amerikalı kadar insan olamadı. Onun bu halini görmek istemeyenlerin elinde …

Yazının Tamamı »

Mağduriyetin Gücü Eleştirinin Sonu

İnsanın bu dünyada çektiği sıkıntıların, günahlarının dökülmesine vesile olduğu, hatta hukuki anlamda öngörülen infazların, adaletin bir gereği olarak, insanı temizlediği kabul edilir. Nitekim normal şartlarda ceza, işlenen suça uygun olduğunda, suça konu olan fiilin bireyde pişmanlık oluşturması ve tekrar etmemesi gerekir. Bu anlamda fert suçu işlemekle kendini haklı görse bile, …

Yazının Tamamı »

Köle Hacer’in Çocukları İçin Din Ve Diyanetin Vazgeçilmez Hafifliği

Tarihin devralım süreçleri, ne kadar da sancılıdır. Bunlar eğer siyasi manipülelerin yol açtığı suni sancılar değilse, bu süreçte evrimsel değişimlerin yol açacağı acıları azaltmanın en sosyolojik ilacı, her defasında ‘taklit etmek’ olmuştur. Taklit, bilindiği gibi “uydum kalabalığa” mantığıyla insanoğlunu şahsiyetinden soyarken, ona sorumluluklarını devrettiren bir rahatlama da sağlıyor. Tekerrürü mü …

Yazının Tamamı »