Dilenciyi Azarlamak

Duhâ suresinde geçen “Yardım isteyeni de asla geri çevirme.” ayeti “Ve yolunu kaybetmiş görüp seni doğru yola ulaştırmadı mı?” ayetiyle karşılıklı bir bağ/ilişki içinde bulunur. Yani Peygamber (sav)’e verildiği dile getirilen her şey konusunda onun da aynı şeyleri yapması istenir. Yetimken sahip çıkılmıştır, onun da yetimlerin hakkına dair dikkatli olması gerekir. O arayış içindeyken kendisine yol gösterilmiştir, o da bu ve benzeri hususlarda yardım isteyenleri asla geri çevirmemelidir. Önemli olan vahyin kesilmesiyle akamete uğrayan tebliği yeniden sürekli hâle getirmektir. Ayette geçen ‘yardım’ anlamı, insanların bu tür sorularını yılmadan cevaplamaya çalışmaktır. Yani burada sâil fiili yardım isteyen anlamında muhatapların tebliğe ihtiyaçları bulunduğunu dile getirir. Bunlar, maddi yardım isteyen dilenciler değildir. Fakat bu ayete bu bağlamdan kopuk bir şekilde “Yoksulu/dilenciyi azarlama!” (1) diyerek anlam yükleyenler vardır. Oysa dilencilik haramdır ve bu şekilde ayetlerde söz konusu edilmesi onu kabullenmek anlamına gelir.

Duhâ suresinin ayetlerinin bu şekilde birbirini tefsir ederek açıklaması, surenin kendi içinde sağlamasını/kontrolünü/muhafazasını yapar. Bu da bağlam marifetiyle -surenin ayetleri arasındaki ilişki ve anlam bütünü açısından kendi kendisini korumasıdır.

Dipnot:

1. “Dilenciyi azarlama.” (S. Ateş meali); “Sâile gelince: (Onu) da azarlayıb koğma.” (H. B. Çantay Meali); “El açıp isteyeni de sakın azarlama.” (Diyânet Vakfı Meali); “Yoksulu/dilenciyi azarlama!” (Y. N. Öztürk Meali); “Sakın isteyeni azarlama!” (Diyânet Meali); “Dilenciyi de azarlama.” (A. F. Yavuz Meali); “İsteyip dileneni azarlayıp çıkışma.” (A. Bulaç Meali)

Bunlara da Bakabilirsiniz

Tegâbun Suresi ve Önemli Bir Mesaj

  Surenin bir ayetinde şöyle buyrulmaktadır: ذٰلِكَ بِاَنَّهُ كَانَتْ تَاْتٖيهِمْ رُسُلُهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَقَالُوا اَبَشَرٌ يَهْدُونَنَا …