Dinden Usandırma

“(Ve sen ey Muhammed!) gizli konuşmalar (yoluyla dolap çevirmek)ten men edilen, ama men edildikleri şeye (tekrar) başvurmaktan kaçınmayanların ve kötülükte bulunmaya, saldırganlığa ve Elçi’ye karşı gelmeye niyetlenerek fesatlık kuranların farkında değil misin? Bu (insan)lar, sana ne zaman yaklaşsalar Allah’ın asla hoş görmeyeceği tarzda seni selamlarlar ve birbirlerine: ‘Allah neden söylediklerimizden dolayı bizi cezalandırmıyor?’ derler.” (Mücâdile suresi, 8. ayet)

Ayette sözü edilen bu kişilerin kimler olduğu hususunda ihtilaf edilmiş, münafıklar veya kâfirler ama daha çok Yahudiler olabileceği üzerinde durulmuştur. (1) Onların doğru dürüst selam vermek yerine “es-Sâmu aleyke” [Ölüm üzerine olsun (Hay canı çıkasıca!)] dedikleri aktarılmıştır. (2) Bu ifadenin ‘Usanasınız da dininizi terk edesiniz.’ anlamında söylendiği de nakledilir. (3)

Allah’ın selamlamadığı şekilde selamlamak, iyilik ve hayırdan uzak durarak muhatabı için kötülük arzulamak demektir (4)

Dinden usanmamızı isteyenler, toplumsal sorunlarla boğuşan ama bunları doğru dürüst çözemeyen bir yapı arzu etmektedirler. Bu niyetle Peygamber (sav)’in Medine’de toplum hayatına ve geleneksel yapıya her dokunuşunu sözleriyle altüst etmeye çalışır, halkın huzurunu bozup korkunun ve çaresizlik/yetersizlik hissinin yayılmasını arzularlar. (5)

Günümüzde de medya marifetiyle dünyada aynı kaotik ortam hazırlanmaktadır. Kullanılan dil, dinden ve dindarlardan usanmayı sağlayıncaya kadar, kötü örnekleri gündeme taşımayı amaçlamaktadır.

Dipnotlar:

1. Bu kişilerin “Allah neden söylediklerimizden dolayı bizi cezalandırmıyor?” demelerine bakılırsa kâfir olduklarında bir şüphe yoktur. Nitekim her üç grubun ortak yönü de bu küfür meselesidir. Surenin bağlamından bu kişilerin, günah, düşmanlık ve elçiye isyan noktasında toplumsal yapıyı bozmaya çalıştıkları anlaşılmaktadır.
2. Râzî, Mefâtihu’l-Gayb, c. 21, s. 375; Kurtubî, El-Câmi’u Li-Ahkâmi’l-Kur’an, c. 17, s. 155.
3. Tefsîr-i Kebîr, Mukâtil b. Süleyman, c. 4, s. 176; Kurtubî, El-Câmi’u Li-Ahkâmi’l-Kur’an, c. 17, s. 157.
4. Ki buna göre Allah’ın selamlaması Resulü için rahmet dilemesi/etmesi ve ondan razı olması anlamına gelir. Bu anlamda M. Esed’in ayete “Allah’ın asla hoş görmeyeceği tarzda seni selamlarlar.” şeklinde verdiği anlam, konunun doğru anlaşılması açısından daha uygun (tercihe şayan) görülebilir.
5. Bu tuzak karşısında durabilmek için Ahzab ve Mücâdile surelerinin içeriği dikkatle okunmalıdır.

Musa Şimşekçakan
05 Ağustos 2018