İstemesek de mi?

İnananlar susarsa kıyamet kopacak

İlah-İnsan İlişkisi

İnsanın; yaşamını, tutarlı ve anlamlı kılabilmesi, kendisi ve çevresiyle ilgili pek çok soruya cevap arama gayretleriyle, paralellik arz eder. Bu anlamda, onu en çok meşgul eden sorunların başında, İlah-insan ilişkisi gelir. İnsanın; kazanırken, harcarken, tatile çıkarken ya da çocuğunu okula yazdırırken hatırlamadığı “Tanrı”, özel gün ve gecelerde günahlarını affetmek, sıkıntılarını gidermek ve ona ikram etmek için, behemehâl kapısında biter. İnsanın zevklerinin lokomotif olduğu bu parçacı yaklaşımında, “Tanrı”ya ayrılan kompartıman, nedense hep son vagon olmuştur. Bu son bölümde, insanın kapsamını ve yetkilerini kendi belirlediği bir Tanrı’ya biçtiği rol, laik bir tavır olarak hemen beliriverir. Sanki insan; o dürzü tarafıyla, Tanrısından dünyaya gönderilişinin öcünü almaya ve onun vasıflarıyla donanıp egemenliğin tahtına oturmaya çalışmaktadır.

Yazının devamı »

Put

—prematüre kutsalın gayrı meşru çocuğu—

Bir Şeye Dokunmak

Kutsal, sözlükte; saygı uyandıran, yolunda can vermeye değer olan, bozulmaması, dokunulmaması, karşı çıkılmaması gereken, Tanrı’ya adanmış ya da Tanrısal olan vb. anlamlara geliyor. Halk nezdinde bunların hepsinin bir karşılığı bulunduğu gibi değer atfedilen her şeye de ayrıca kutsal vasfı verilebiliyor. Konuşma veya yazı dilinde edebiyatın bir unsuru olarak ona pek çok anlam yükleniyor. Bu yazı içinde bizi ilgilendiren karşılığı ise daha çok arka planında bir mantık yattığını düşündüren “dokunulmaz”, “sorgulanamaz”, “ve “masum” anlamına gelen ıstılahî tarafı. Çünkü bu yönüyle “put”a dönüşebilen karşılıkları bulunuyor.

Yazının devamı »

Taklit

—Takip güvenli değildir—

Bir darb-ı meselde yaklaşık olarak şöyle anlatılır;

“Bir zamanlar ormanın en güzel yürüyen kuşu ‘saksağan’ mış. Bir gün leyleği görmüş. İncecik bacaklarıyla çıtı-pıtı yürüyüşünü çok beğenmiş. Onun gibi olmak istemiş. Başka bir gün, serçeyi görmüş, zıp zıp zıplıyor. Çok hoşuna gitmiş ve onun peşine takılıp onu taklit etmiş. O gün bu gündür saksağanın artık kendisi gibi yürüyemez olduğu söylenir.”

Yazının devamı »

Gayb’a Çilingir Bulunmaz

Toplumsal sözleşmeler, insan iradesini sınırlayıcı buyurucu bir güç olabilir mi? Akıl ile arzuların çatışmasını ya da arzuların beklentilerini akla uygun hale getiren aldanmışlığı ne engelleyebilir? Hissettiğim bu sonsuzluk duygusu bana nereden geliyor? İçgüdülerimi kendi haline bırakıp faytona koşsam arınmak endişesine kapılmadan nasıl yaşayabilirim? Bilinç dışından bana saldıran şeylerin doğru tanımlanmasının yolu ve değeri nedir? Arayan ve araştıranlar için gerçeğin insanın gördüklerinden daha fazlasını ihtiva ettiğini tarih binlerce kez göstermediyse bu soruların zihne hücumunun nedeni daha ne olabilir ki?

Yazının devamı »

Cehalet Egemen Olursa Cehennem Kıpraşır

—Zalimlerin canı cehenneme—

Cehalet sadece bilgisizlik değil, haddini aşmak anlamına da geliyor. Haddini bilmeyen insanlar elinde özgürlük, adalet ve eşitlik gibi hayati değerler hala yeterince anlaşılamıyor ve yaşanamıyor. Bu yüzden her şeyden korkan ve birbirine şüpheyle bakan insanlar olarak bir türlü tam bağımsız ve yeterince özgür olamıyoruz. Ne tam laik ne tam sünni ne tam alevi ne tam liberal ne de tam solcu olamadan yaşayıp gidiyoruz. Birbirimizi korkutmaktan geri durmuyoruz. Bu korku yüzünden pek çoğumuzda çift kişilikler oluşuyor. Olmadığımız gibi davranmak zorunda kalıyor, inanmadığımız gibi yaşıyor düşünmediğimiz şekilde konuşuyoruz. Bu yüzden insanlarımız hasta oluyor. Ve pek çoğumuz hasta olduğunun farkına bile varamıyor.

Yazının devamı »

Sorular Cevapsız Kalmayacak

—henüz vakit kaldıysa—

Haram Tehlike Demektir

İnsanlar, düzenli ve disiplinli yaşayabilmek için kurallara ihtiyaç duyarlar. Pek çok şeyi, kendilerine yasaklarlar. Fakat bu yasaklar, zamanla insanların yaşam alanlarını daraltan duvarlara dönüşür. Özellikle despot idareler elinde; bu kısıtlamalar, çekilmez hâle gelebilir. Zamanla bu yasakları, inanç konusu dahi yaparlar. Nitekim tarihte pek çok örneğine rastlandığı gibi, yöneticilerin halka yaptıkları zulmü, Allah ile ilişkilendirdikleri ve böylece kendilerine meşru bir zemin oluşturmayı amaçladıkları bilinmektedir. Yasakların harama dönüştürülerek dinleştirildiği ortamlarda; devlet-vatandaş ilişkisinin İlah-kul ilişkisine evrildiği gözlemlenebilir. Bu yüzden; “Allah’tan başka kimse haram koyamaz.” denilerek bu suistimallerin önüne geçilmek istenmiştir.

Yazının devamı »

Aç Gözlülerin Ahlakı

—bin yıl yaşamak —

“Nun. Kaleme ve yazdıklarına andolsun ki (Resulüm), sen –Rabb’inin nimeti sayesinde- mecnun (deli) değilsin…

Kalem suresi, ilk inen surelerden biri. Çok erken bir döneme ait olmasına rağmen ayetteki suçlama konusuna bakılırsa tebliğin başladığı ve hatta yoğunlaştığı bir dönemin ardı sıra gelmiş olmalı. Zira neredeyse bütün surenin bağlamı “mecnun” suçlamasından peygamberimizin aklanması ile ilgili.

Yazının devamı »

Şeytan Üçgeninin Suç Ortakları

—Krallar bir ülkeye girerse…—

Son yüzyılda, halk iradesi ile yönetilen ülke görüntüsü vermelerine karşın, dünyamızdaki mevcut yönetim şekillerinin, içten içe birer krallık olduklarına, hatta kendilerini elit veya aristokrat sayan kesimlerin, bazen feodal ya da monarşik sistemlerde dahi görülmemiş yetkilerle donandıklarına şahit oluyoruz.

Yazının devamı »

“ Kâlû Belâ ”

vicdan baskısı

Bir olguya değer katan ve onu anlamlı kılan en önemli şeylerden biri de zamandır. İnsanlar için süreklilik, önemli olagelmiştir. Uzun zamandır bir şey yapıyor olmak, istikrar demektir ve güven verir. Yaşam süresi çok uzun olmamasına rağmen insanın bu süreklilik algısı; bir anlamda geçmişine yönelik olarak bireyin varoluş serüvenini anlamlandırmasına diğer anlamda da geleceğe yönelik olarak ölüm sonrası algısının gerçekliğine karşılık gelir.

Yazının devamı »

Diyalektik

—psuedo hayatlar—

—Ömrünü kendini kanıtlamakla geçirmek insan için ne kadar yorucu bilemezsin. Durup dururken iyi biri olmak da mümkün değil üstelik. Bir şeyler yapmak lazım. İyilik yapmak hiç kolay değil. Başa kakmadan, hava atmadan, sevdiği şeylerden vererek ve hele bedel ödeyerek fedakârlık yapmak bayağı zor.

Yazının devamı »